<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Kur'an Vaktim</title>
	<atom:link href="http://kuranvaktim.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kuranvaktim.wordpress.com</link>
	<description>Kur'an-ı Kerim</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Feb 2009 12:15:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='kuranvaktim.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Kur'an Vaktim</title>
		<link>http://kuranvaktim.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://kuranvaktim.wordpress.com/osd.xml" title="Kur&#039;an Vaktim" />
	<atom:link rel='hub' href='http://kuranvaktim.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Bir Kur’ân mucizesi: Ebu Leheb</title>
		<link>http://kuranvaktim.wordpress.com/2009/02/11/bir-kur%e2%80%99an-mucizesi-ebu-leheb/</link>
		<comments>http://kuranvaktim.wordpress.com/2009/02/11/bir-kur%e2%80%99an-mucizesi-ebu-leheb/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 12:15:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an Mucizeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu Leheb]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'a]]></category>
		<category><![CDATA[Tebbet Suresi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kuranvaktim.wordpress.com/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Ebu Leheb’in iki eli de helâk olsun—nitekim oldu da. Ne malı bir fayda verdi ona, ne kazandıkları. Yakında o alev alev bir ateşe girecek. Karısı da beraber girecek: O odun hamalı, Boynunda liften örülmüş urganıyla. Tebbet (Mesed) Sûresi KUR’ÂN, hayatın en önemli gerçeklerini, yine hayatın kendisi içinden alınmış gerçek [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=33&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><img class="size-full wp-image-34 aligncenter" title="Ebu Leheb" src="http://kuranvaktim.files.wordpress.com/2009/02/tebbet.gif?w=425&#038;h=187" alt="Ebu Leheb" width="425" height="187" /></p>
<blockquote>
<p style="text-align:left;">Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.<br />
Ebu Leheb’in iki eli de helâk olsun—nitekim oldu da.<br />
Ne malı bir fayda verdi ona, ne kazandıkları.<br />
Yakında o alev alev bir ateşe girecek.<br />
Karısı da beraber girecek: O odun hamalı,<br />
Boynunda liften örülmüş urganıyla.</p>
<p style="text-align:left;"><strong>Tebbet (Mesed) Sûresi</strong></p>
</blockquote>
<p style="text-align:left;">KUR’ÂN, hayatın en önemli gerçeklerini, yine hayatın kendisi içinden alınmış gerçek kesitler halinde bize sunar. Bunu yaparken de bir olay veya bir şahıs içinde, pek çok ibret nümunelerini birden toplar. O canlı vak’aya ibret gözüyle bakanlar, geçmişte yaşanmış bir olayın veya orada sözü edilen fâni bir şahsın kendisine takılıp kalmaz; o vak’anın içinden, kıyamete kadar bütün insanlık için geçerli olacak dersler çıkarırlar.<span id="more-33"></span>Ebu Leheb ile ilgili sûre de Kur’ân’ın bize sunduğu canlı ibret levhalarından birisidir. Burada, biz iman ehline düşmanlıkta sembolleşen bir tiple karşılaşırız. Bir defa bu sembol kişinin adı, “alev babası” anlamına gelmektedir ki, onun kişiliğine de, hak ettiği âkıbete de bundan daha doğal bir isim düşünülemez. Kur’ân da zaten onu “alev alev bir ateşle” müjdeliyor.</p>
<p>Ayrıca bu kişi, kendisinden düşmanlık beklenebilecek en son kişilerden birisidir. Eğer Hz. Peygambere kendi yurdunun insanları da dahil olmak üzere bütün dünya karşı çıkacak olsa, herhalde onun yanında yer alacak birkaç kişiden birisi, yahut en başta geleni, kendi öz amcası olmak gerekirdi. Peygamber Efendimizin yetimliğini de dikkate alırsak, Ebu Leheb’den beklenecek şeyin bir baba şefkat ve himayesinden başka birşey olmayacağı açıktır. Lâkin o, Peygambere yakınlığına hiç mi hiç yaraşmayacak ve ona nesep itibarıyla en uzak kimseden bile beklenmeyecek bir şekilde, Hz. Peygambere ve onun getirdiği dine karşı düşmanlık gösterdi—karısı da onunla beraber. Akrabalığın en yakın ve samimî noktasında düşmanlığın en uç noktası olarak beliren bu ibret levhası, bizi, hayatın çok önemli bir gerçeğiyle karşı karşıya getirir ve her zaman, her yerde görülebilecek düşmanlıklar karşısında hazırlıklı bulunmamız gerektiğini hatırlatır.</p>
<p>Bu dersi verirken, Kur’ân, aynı zamanda, mucizelerinden birini de sergiler:</p>
<p>Ebu Leheb’in istikbalini, dosdoğru bir şekilde bize haber verir.</p>
<p>Bu âyetler indiği zaman, Peygamberimizin etrafındaki bir avuç Müslüman, Mekke döneminin ağır şartları altında var olma mücadelesi veriyordu. Daha sonra İslâm adım adım ilerledi. Müslümanlar birer ikişer çoğaldı. Bu arada, inkârda ve Müslümanlara düşmanlıkta en ileri giden kimselerden bile birçoğu kendi iradeleriyle İslâmı seçti. Ve tabii, bu kimseler, Allah ve Resulünün vaadlerine uygun şekilde, Müslüman olmakla geçmiş günahlarını affettirdiler. Hattâ onlardan birçoğu da hayatlarını İslâm uğruna feda ederek şehidlik mertebesine erişti.</p>
<p>Onların elindeki fırsat, aslında, Ebu Leheb’in elinde de vardı. Diğerleri gibi, Ebu Leheb de birgün gelip “Ben de Müslüman oldum” diyebilirdi. Bunu içtenlikle söylediği anda da geçmiş günahları bağışlanır, anadan doğmuşçasına tertemiz bir şekilde yeni bir hayata başlardı.</p>
<p>Tabii ki, o zaman, Kur’ân’ın Ebu Leheb hakkındaki haberi—hâşâ—asılsız çıkmış olurdu.</p>
<p>Lâkin Ebu Leheb, bu sûrenin inişinden sonra on beş sene kadar daha kâfir olarak yaşadı ve kâfir olarak öldü.</p>
<p>Pek garip ve ibret verici bir durumdur: Ebu Leheb’in elinde, Müslüman olmak suretiyle Kur’ân’ın bir haberini yalanlamak ve kendi bâtıl iddiasını ispat etmek imkânı vardı.</p>
<p>Fakat o kâfir olarak yaşamak suretiyle Kur’ân’ın haberini tasdik etti.</p>
<p>Böyle bir istikbali, sûrenin ilk âyeti “<strong>Nitekim oldu da</strong>” ifadesiyle vurguluyor. Zira Kur’ân’ın âyetlerinde geçmiş zaman kipiyle geçen ifadeler, çoğu zaman, istikbale ait ince işaretler taşır. Bazan bu işaretlerde geleceğin bilimsel buluşlarına, bazan da ileride doğruluğu anlaşılacak haberlere göndermeler bulunabilir ki, burada da Ebu Leheb’in istikbaldeki helâki, zamana ezel tarafından bakan Kur’ân tarafından, gerçekleşmiş bir hadise şeklinde haber verilmiştir.</p>
<p>Evet, Kur’ân bir haber verdiği zaman, onu yalanlayabilecek kimse olmaz.</p>
<p>Zaman da onu tasdik eder, dost da, düşman da.</p>
<p>Hattâ Ebu Leheb ile karısı da.</p>
<p style="text-align:left;"><strong>Kaynak:</strong> <a href="http://www.kuran-ikerim.org/index.php" target="_blank">Kuran.Tv</a> &#8211; Ümit Şimşek</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kuranvaktim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kuranvaktim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kuranvaktim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kuranvaktim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kuranvaktim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kuranvaktim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kuranvaktim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kuranvaktim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kuranvaktim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kuranvaktim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kuranvaktim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kuranvaktim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kuranvaktim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kuranvaktim.wordpress.com/33/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=33&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kuranvaktim.wordpress.com/2009/02/11/bir-kur%e2%80%99an-mucizesi-ebu-leheb/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f9cf34c09343d993428135e51b60f347?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kuranvaktim.files.wordpress.com/2009/02/tebbet.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Ebu Leheb</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kur’an ve günümüz adına bir tespit</title>
		<link>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/11/16/kur%e2%80%99an-ve-gunumuz-adina-bir-tespit/</link>
		<comments>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/11/16/kur%e2%80%99an-ve-gunumuz-adina-bir-tespit/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2008 18:18:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatımızda Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an Mucizeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kuranvaktim.wordpress.com/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[İslâm, Mekkî ve Medenî boyutuyla bir bütündür; fakat bu bütünde Mekke, Medine’nin üzerine oturduğu ve onun istikrarını, sıhhatini sağlayan, her zaman için geçerli ana temeldir. Mekke olmadan Medine olmaz; kurulmaya çalışılırsa, ya Roma’ya hakim olurken Hıristiyanlaşan Hz. İsa’nın Mesajı’nın durumuna düşer, ya da bir asırdır milyonlarca şehide rağmen, İslâm dünyasının yaşadığı facialara kapı açar. Yıllarca [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=30&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-31" style="margin-left:10px;margin-right:10px;" title="kuran" src="http://kuranvaktim.files.wordpress.com/2008/11/kuran.jpg?w=148&#038;h=175" alt="kuran" width="148" height="175" />İslâm, Mekkî ve Medenî boyutuyla bir bütündür; fakat bu bütünde Mekke, Medine’nin üzerine oturduğu ve onun istikrarını, sıhhatini sağlayan, her zaman için geçerli ana temeldir. Mekke olmadan Medine olmaz; kurulmaya çalışılırsa, ya Roma’ya hakim olurken Hıristiyanlaşan Hz. İsa’nın Mesajı’nın durumuna düşer, ya da bir asırdır milyonlarca şehide rağmen, İslâm dünyasının yaşadığı facialara kapı açar. Yıllarca önce, yanlış tespitler de ihtiva ediyor olsa, deneme mahiyetinde bir çalışma ile İslâm’ın Mekke boyutuna bakmaya çalışmış, daha sonra bir tanesinin, “Medine üzerinde ne zaman çalışacaksınız?” sorusu karşısında, o çalışmanın hiç anlaşılmadığını görmenin acısını duymuştum. <span id="more-30"></span></p>
<p>Kur’an, zahirde çok sadeymiş gibi görünen çok derin, manâ içinde manâ taşıyan üslubuyla, baştan sona Tevhid’i ders veren En’am Suresi’nin hemen başında birkaç âyetiyle, Mekkî temeli en sağlam bir şekilde vaz’ediverir. İslâm’ın Mekkî boyutunun, çağımızdaki ama çağlarüstü değer taşıyan bir tefsiri mahiyetindeki Nur Risaleleri’nin verdiğini, denebilir ki bu birkaç âyet en yoğun bir şekilde vermektedir. Kur’an, çok dikkatli okunduğunda, Nur Risaleleri’nin, bütün satırlarıyla gürül gürül, fakat onun sızıntılarından ibaret olduğu görülecektir. Ancak o zaman, Mesnevî’yi oluşturan bölümlere, “Tevhid Denizi’nden Bir Damla (Katre); Kur’an Denizi’nden bir Kabarcık (Hubab); Peygamber’i Tanıma Denizi’nden Reşhalar (Sızıntılar); Kur’an Bahçesi’nden Bir Meyvenin Çekirdeği (Habbe); Kur’an Bahçesi’nden Bir Çiçek (Zehre); Kur’an’ın Hidayet Meltemleri’nden Bir Esinti (Şemme); Kur’an’ın Işıkları’ndan Bir Parıltı (Şule)” gibi isimler verilmesine, muhterem müellifin tevazuu kadar, ondan da öte kesin bir hakikatin yansıması olarak bakılmalıdır. Yani, onun en muhteşem tefsiri mahiyetindeki bir eser bile, ancak Kur’an güneşinden bir veya birkaç parıltı, Kur’an okyanusundan bir veya birkaç damla olabilir.</p>
<p>Çağımızda zihnini ve kalbini Kur’an’a tam açmış ve onun bu çağa yansıyan yanını tam görebilmiş bir zat, Kur’an’ı da çağı da çok iyi okuyabilmiş ve bu sebeple, bütün himmetini, denebilir ki, Kur’an’ın Mekkî boyutu üzerinde yoğunlaştırmıştır. Onun ifadesiyle, hemen herkes çağının çocuğu olarak, Kur’an’a kendi çağının penceresinden bakmış ve dolayısıyla İslâm’ı ona göre yorumlamıştır. Ne var ki, Kur’an’a bu bakış, hicrî 6’ncı asırdan itibaren, büyük ölçüde ilk 5 asrın bakışına takılmış, 20’nci asırda ortaya çıkan pek çok İslâmî hizmet çizgileri ise, prensipte 14 asrı atlayıp, İslâm’ın ilk altın çağına ulaşma gibi bir iddia taşımalarına rağmen, Kur’an’a, İslâm’ın temeli olan Mekke’yi atlayarak bakma gibi bir yanlışın içine düşmüş, yani ona, Medine’den itibaren 14 asrın penceresinden bakmışlardır. Eğer Müslümanlar olarak bir nefis muhasebesi yapmamız gerektiğini düşünenler varsa – ki bu, hâlâ elzemdir – muhasebesi yapılacak ana nokta burasıdır. Fakat bu nokta zor olduğu, nefse hiç prim ve eline hiç malzeme vermediği, tamamen ihlâs, sadakat, takva, mü’minler arasında dayanışmaya dayandığı; dünyayı değil, İslâm adına ukbayı bile hedefe koymamayı gerektirdiği, şana, şöhrete bütün bütün kapalı bulunduğu, bir zerre, bir tohum olabilme dışında bir hedef tanımadığı, bir tohum gibi toprak altında çürüyüp, bir ağaca dayelik yapma esasına dayandığı içindir ki, riyanın, şöhretin, gösterişin, nefsaniliğin, enaniyetin, dünyanın ve dolayısıyla siyasetin zihinleri ve kalbleri istila edip, himmetleri kendine çektiği bir çağda, bu, zorlardan zor bir mesele olarak görülmektedir. Ama Müslümanlar olarak bunu gerçekleştirmedikçe, en azından bunu gerçekleştiren çekirdek bir topluluk var olmadıkça, İslâm’ın pak simasında kara bir bulut olmaya devam edeceğiz ve neticede semadan üzerimize yağmurlar değil, felâketler yağacaktır.</p>
<p>Acaba, zamanın bütün katmanlarını delip geçen bir kalbin sahibi olan Muhyiddin ibn Arabî, dev eserine Fütuhât–ı Mekkiye adını koyarken, asırlara bir ders mi veriyordu?</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Ali Ünal &#8211; Zaman Gazetesi (04.01.2002)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kuranvaktim.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kuranvaktim.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kuranvaktim.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kuranvaktim.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kuranvaktim.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kuranvaktim.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kuranvaktim.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kuranvaktim.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kuranvaktim.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kuranvaktim.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kuranvaktim.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kuranvaktim.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kuranvaktim.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kuranvaktim.wordpress.com/30/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=30&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/11/16/kur%e2%80%99an-ve-gunumuz-adina-bir-tespit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f9cf34c09343d993428135e51b60f347?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kuranvaktim.files.wordpress.com/2008/11/kuran.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kuran</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an&#8217;ın Gayba Ait Verdiği Haberler</title>
		<link>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/10/07/kuranin-gayba-ait-verdigi-haberler/</link>
		<comments>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/10/07/kuranin-gayba-ait-verdigi-haberler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 01:25:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an Mucizeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gayb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kuranvaktim.wordpress.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Kuran’ı Kerim Hz. Nuh , Hz. Yusuf, Hz. Musa gibi geçmiş peygamberler ve geçmişte yaşanmış hadiselerden bahsettiği gibi gelecekte olacak hadiselerdende bahsetmiştir : ** ALLAH ‘a isyanda ön saflarda bulunan Fravun için Kuran’ı kerim Yunus süresinin 92. Ayetinde  “ Bizde bugün bedenini arkadan geleceklere ibret olsun diye kurtaracağız. Bununla beraber, insanların çoğu ayetlerimizde , yinede [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=27&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><img class="size-full wp-image-28 aligncenter" title="evdekor_hat-2" src="http://kuranvaktim.files.wordpress.com/2008/10/evdekor_hat-2.jpg?w=447&#038;h=242" alt="" width="447" height="242" /></p>
<p>Kuran’ı Kerim Hz. Nuh , Hz. Yusuf, Hz. Musa gibi geçmiş peygamberler ve geçmişte yaşanmış hadiselerden bahsettiği gibi gelecekte olacak hadiselerdende bahsetmiştir :<br />
** ALLAH ‘a isyanda ön saflarda bulunan Fravun için Kuran’ı kerim Yunus süresinin 92. Ayetinde  “ Bizde bugün bedenini arkadan geleceklere ibret olsun diye kurtaracağız. Bununla beraber, insanların çoğu ayetlerimizde , yinede gafildirler” ifadesini kullanmıştır. Gerçekten Kuran’ın bu ihbarı doğru çıkmış, 20. Yy da bulunan  Firavunun cesedi halen İngiltere’de Bristish müzesinde saklanmaktadır. <span id="more-27"></span><br />
** İslamın ilk günlerinde müşrik ve putperest din düşmanlarının çoğunlukta olduğu , bir avuç Müslümana en şiddetli işkence , eziyet ve baskıların sürdürüldüğü dönemde : Kur’an , İslâm dinin bütün dinlere galip geleceği , kıyamete kadar Kur’an’ın korunacağı gibi haberler vermiştir. Zira daha sonra Abbasiler , Selçuklular ve özelliklede Osmanlı devleti ile gerçekten İslâmiyet bütün dinlere galebe çalmıştır. İleride de beyan edeceğimiz üzere Kur’an en ince ayrıntısına kadar muhafaza edilmiş ve hiçbir tahribe uğramamıştır.<br />
** Ehli kitap olan Rumların ateşperest İranlılar karşısında yenilmesi üzerine müşrikler sevinmişlerdi. Kur’an çok yakın bir gelecekte Rum’ların İranlılara galebesini müjde verdi . gerçektende imkansız gibi görünen bu hadise gerçekleşti ve kısa bir süre sonra Rumlar İranlıları yendi.<br />
Şimdi , hiç okuma yazma bilmeyen birinin geçmişten haber vermesi mümkün müdür ? ( Geçmiş peygamberlerin kıssalarından haber vermesi .) Bırakın okuma yazma bilmeyi Hz. Muhammed (sav)  devrin en büyük alimi olsa idi acaba gelecekten haber vermesi mümkün olabilirmiydi ? Eğer mümkün olacaksa ondan sonra niçin böyle bir haber veren ve verdiği haber doğru çıkan bir insan çıkmadı.<br />
Evet, kısaca işaret etmeye çalıştığımız delillerden anlaşılıyor ki Kuran’ın muhtevasını bir beşerin kendi imkanlarıyla meydana getirmesi mümkün değildir. Bu ancak her şeyi kuşatan , ezel ve ebedi kucaklayan her şeyi bilen ALLAH’ın ilminden , O’nun katından , Hz. Peygambere Cebrail vasıtasıyla vahyedilmesi ile mümkündür.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kuranvaktim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kuranvaktim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kuranvaktim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kuranvaktim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kuranvaktim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kuranvaktim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kuranvaktim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kuranvaktim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kuranvaktim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kuranvaktim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kuranvaktim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kuranvaktim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kuranvaktim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kuranvaktim.wordpress.com/27/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=27&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/10/07/kuranin-gayba-ait-verdigi-haberler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f9cf34c09343d993428135e51b60f347?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kuranvaktim.files.wordpress.com/2008/10/evdekor_hat-2.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">evdekor_hat-2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an&#8217;ı ibret için okumak</title>
		<link>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/10/05/kurani-ibret-icin-okumak/</link>
		<comments>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/10/05/kurani-ibret-icin-okumak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 18:48:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an Okuma]]></category>
		<category><![CDATA[Ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[İbret Almak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kuranvaktim.wordpress.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[And olsun, Biz Kur’ân’ı zikir için kolaylaştırdık. Fakat hani ibret alacak olan? Kamer Sûresi, 54:17 Kur’ân’ın indiriliş amacını açıklayan ve bizim ona yaklaşma açımızı belirleyen âyetlerden birisi de bu âyettir. Kamer Sûresi boyunca dört defa bir nakarat gibi tekrarlanarak vurgulanan bu âyet, üç anahtar kavram ile Kur’ân’ın önemine dikkat çekmekte ve bizi ona kulak vermeye [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=24&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>And olsun, Biz Kur’ân’ı zikir için kolaylaştırdık. Fakat hani ibret alacak olan?</strong><br />
Kamer Sûresi, 54:17</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-25" title="introphaenoblattgth4ho5ev4" src="http://kuranvaktim.files.wordpress.com/2008/10/introphaenoblattgth4ho5ev4.jpg?w=450&#038;h=306" alt="" width="450" height="306" /></p>
<p>Kur’ân’ın indiriliş amacını açıklayan ve bizim ona yaklaşma açımızı belirleyen âyetlerden birisi de bu âyettir. Kamer Sûresi boyunca dört defa bir nakarat gibi tekrarlanarak vurgulanan bu âyet, üç anahtar kavram ile Kur’ân’ın önemine dikkat çekmekte ve bizi ona kulak vermeye çağırmaktadır.<span id="more-24"></span></p>
<p>Bu kavramlardan biri “kolaylaştırma”dır. Ancak bu işlem sayesindedir ki biz Kur’ân’ı dinleyebiliyor, okuyabiliyor, anlayabiliyor, ezberleyebiliyoruz. Zira Kur’ân okumak demek, Âlemlerin Rabbine muhatap olmak demektir. Bu hitabın bir tarafında yer ve gökleri yoktan yaratan, maddeden ve hür türlü kayıttan münezzeh, hiçbir benzeri olmayan bir aşktın varlık, diğer tarafında ise Onun tarafından yaratılan ve bu âlemde ancak sınırlı şeyleri görüp işitebilen, duyularının erişemediği yere aklı ermeyen fâni ve âciz bir varlık vardır. Böyle bir hitabın muhatap tarafından anlaşılabilmesi için tek yol, onu muhatabın algılama seviyesine indirecek bir şekilde kolaylaştırmaktır.<br />
Bu, bizim güneşi inceleyişimize de benzetilebilir. Biz, en yakınımızdaki bu yıldızı doğrudan doğruya teleskoplarla incelemek bir yana dursun, çıplak gözle bile ona bakamayız; zira onda beliren tecellînin şiddeti, bizim görme sınırlarımızın çok üzerindedir. Bu durumda biz güneşin teleskoplarımıza akseden görüntüsünü bir perde üzerine yansıtır ve böylece, şiddeti bir hayli azaltılmış olan bu görüntüyü inceleme imkânına kavuşuruz. Yer ve Gökler Rabbinin yarattığı sayısız yıldızlardan bir tanesinin ışığına doğrudan muhatap olamayan insan, Onun bizzat kendi hitabına muhatap olmak için, hiç kuşkusuz, bundan çok daha ileri seviyede bir “kolaylaştırma” işlemine muhtaçtır. İşte, Yüce Yaratan, bir yandan insana “beyanı” öğreterek onu Kur’ân’a muhatap olabilecek bir yetenekte yaratırken, diğer yandan da Kur’ân’ı insanın anlayabileceği bir şekilde kolaylaştırmıştır.</p>
<p>İkinci olarak, bu kolaylaştırma işleminin amacı, Kur’ân’da “zikir” kelimesiyle ifade edilmiştir. Hayli kapsamlı bir kelime olan “zikir” sözcüğünün başlıca anlamları arasında “hatırlama, ezberleme, düşünme, öğüt alma” gibi anlamlar vardır ki, âyetin gelişinden, tüm bu anlamların birden kastedildiği anlaşılmaktadır. Gerçekten de, Kur’ân, bu özelliğiyle taklidi imkânsız bir mucize olarak yüzyıllardır âleme meydan okuyagelmiş ve her çağda, her toplumda, her kesimden insanlar tarafından okunmuş, ezberlenmiş; kölelerden hükümdarlara, çocuklardan en seçkin bilgelere kadar herkes her zaman ondan dersini almıştır. Bu ise, Âlemlerin Rabbi tarafından insana bahşedilmiş pek büyük bir lütuf ve şereftir ki, “zikir” sözcüğünün içerdiği bir başka anlam olan “şeref” anlamında buna da bir işaret vardır.</p>
<p>Üçüncü olarak, Kur’ân bu beyanını bir çağrı ile noktalıyor:</p>
<p><strong>“Hani ibret alan?”</strong></p>
<p>Bu çağrıdaki “ibret” sözcüğü ise, Kur’ân’a bakış açımızı son derece net bir şekilde belirliyor. Önündeki mushafın sayfalarını açan insan, eğer bu kitabın ona kim tarafından gönderildiğini ciddiyetle düşünecek olursa, kendisine düşen tavrın bir ibretten başka birşey olamayacağını pek çabuk kavrayacaktır.</p>
<p>Bu tespit, “Meal veya tefsir okumalı mıyız?” şeklindeki sorulara da açıklık getiriyor. İnsanları bu konuda çekingenliğe iten şey, yanlış anlamlar ve hükümler çıkararak dinine zarar verme endişesidir. Oysa ahkâm çıkarmak çok özel bir iştir ve bunun için gerekli bir altyapıya ihtiyaç gösterir. İbret almak için gerekli olan şey ise, gören bir göz ile hakka yönelmiş bir gönülden ibarettir. Buna sahip olan bir kimse, Yer ve Gökler Rabbinin huzurunda olmanın bilinci ve edebi içinde Kur’ân’a kulağını verecek olursa, onda hayatına hayat katacak nice öğütler ve ibretler bulur.</p>
<p>Lâkin bu noktada insanı bekleyen tehlikeler de yabana atılacak gibi değildir. Zamanımızın hakim değerleri, özellikle dünya hayatının her konuda en önemli referans olarak alınması, Kur’ân’dan alınacak ibretlerin önünde çok büyük bir engel teşkil etmekte, hattâ Kur’ân’ın derslerini amacından saptırma istidadı taşımaktadır. Ancak bu konuda da Kur’ân’ın uyarıları mevcuttur; bu uyarılara kulak veren insan, her zaman Kur’ân’dan doğru bir şekilde dersini alabilir ve bu derslerde kendisini Rabbinin rızasına yaklaştıracak bir yol bulabilir:</p>
<p><strong> “Kur’ân’ı okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.”</strong><br />
Nahl Sûresi, 16:98.</p>
<p><strong> “Kur’ân okunduğu zaman susun ve dinleyin ki rahmete erişesiniz.”</strong><br />
A’râf Sûresi, 7:204</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Ümit Şimşek &#8211; www.kuran.tv</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kuranvaktim.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kuranvaktim.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kuranvaktim.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kuranvaktim.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kuranvaktim.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kuranvaktim.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kuranvaktim.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kuranvaktim.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kuranvaktim.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kuranvaktim.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kuranvaktim.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kuranvaktim.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kuranvaktim.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kuranvaktim.wordpress.com/24/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=24&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/10/05/kurani-ibret-icin-okumak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f9cf34c09343d993428135e51b60f347?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kuranvaktim.files.wordpress.com/2008/10/introphaenoblattgth4ho5ev4.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">introphaenoblattgth4ho5ev4</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Gecenin Kadrini Bilin, Bol Bol Kur&#8217;an okuyun</title>
		<link>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/26/gecenin-kadrini-bilin-bol-bol-kuran-okuyun/</link>
		<comments>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/26/gecenin-kadrini-bilin-bol-bol-kuran-okuyun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2008 13:49:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an Okuma]]></category>
		<category><![CDATA[Cami Ziyareti]]></category>
		<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kuranvaktim.wordpress.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlı olarak anılır. Prof. Dr. Hayrettin Karaman bu gece ile ilgili olarak, &#8216; Cemaatle namaz kılın, tövbe edin, nafile namaz kılın, yoksullara yardımda bulunun. Bütün bunlar Allah&#8217;a yaklaşmamıza vesile olacaktır&#8217; tavsiyesinde bulundu. Bin aydan daha hayırlı olan, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in indirilmeye başlandığı Kadir gecesi Cuma günü idrak edilecek. Din adamları müslümanların [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=18&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-20" title="kadir" src="http://www.namazvaktim.com/graf/kadir.jpg" alt="" /></p>
<p><span class="haberdetayspot">Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlı olarak anılır. Prof. Dr. Hayrettin Karaman bu gece ile ilgili olarak, &#8216; Cemaatle namaz kılın, tövbe edin, nafile namaz kılın, yoksullara yardımda bulunun. Bütün bunlar Allah&#8217;a yaklaşmamıza vesile olacaktır&#8217; tavsiyesinde bulundu.</span><span id="more-18"></span></p>
<p>Bin aydan daha hayırlı olan, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in indirilmeye başlandığı Kadir gecesi Cuma günü idrak edilecek. Din adamları müslümanların bu geceyi ibadetlerle geçirmelerini tavsiye ediyor.</p>
<p>İlahiyatçı Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Kadir kelimesinin kadir, kıymet diye Türkçe&#8217;ye de geçtiğini söyleyerek, &#8216;Ölçü ile alakaladır. Bu gece gerçekten değerli, kadri, kıymeti bilinmesi gereken bir gecedir. Allah kullarına rahmetiyle seslendiği için kullarının kusurlarını günahlarını da bildiği için onlara fırsatlar veriyor. Kul tövbe eder temizlenir. Bir de kul, kendinden kaynaklanmayan sadece Allah&#8217;ın bağışlamasıyla da kul temizlenir. İşte bu lütfu ilahinin mekanları ve zamanları var. Kadir gecesi, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in iniş yıldönümüdür. Kadir Gecesi Ramazan ayının 27. gecesi olarak kabul edilir. Ramazan ayının son üç günü olarak söylense de en kuvvetli ihtimali 27. gecesi olarak bilinir. Cemaatle namaz kılın, tövbe edin, nafile namaz kılın, yoksullara yardımda bulunun. Bütün bunlar Allah&#8217;a yaklaşmamıza vesile olacaktır&#8217; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>AİLECE CAMİLERİ ZİYARET EDİN</strong></p>
<p>İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Kadir gecesinde ailece cami ziyareti yapılmasının da güzel ibadetlerden biri olduğunu söyledi. Çağrıcı, &#8220;Bu gece bol bol dua edip, Kur&#8217;an-ı Kerim okuyalım. Aileler çocuklarıyla beraber Allah&#8217;ın evleri olan camileri ziyaret ederek buralarda ibardet edin&#8221; dedi. Çağrıcı, &#8216; Kutsal kitabımızın yeryüzünü aydınlatmaya başladığı bu ay kıymetli bir zaman dilimidir. Bu gecenin güzel bir şekilde ihya edilmesi de çok önemlidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Namaz kılıp dua edin</strong></p>
<p>Bir Müslüman için böyle bir geceyi ibadetle geçirmesini tavsiye eden İstanbul İl Müftüsü Mustafa Çağrıcı, şunları tavsiye etti: &#8216;Bu geceyi ibadetle geçirin. En güzel ibadet ise Kuranı Kerim okumaktır. Onu okumak ibadettir. Manasını anlamasak bile dilimizle onun kutsallığını telaffuz etmek en güzelidir. Bunun yanında Allah&#8217;a ibadetlerin başı olan namaz da önemlidir. Kaza ve nafile namazı kılması da önemlidir. Bol bol tövbe ve istiğfar etmekte yarar vardır. İnsan hata eden bir varlıktır. En güzel şey o hatayı düzeltmeye çalışmaktır. İnsanın özelliği budur. Son zamanlarda cami ziyaretleri oluyor. Bu çok güzel bir ibadet şeklidir. Aile ile birlikte camileri, Allah&#8217;ın evlerini ziyaret edin. Bir miktar namaz kılın. Akrabalarınızın kandilini kutlamayı unutmayın.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Yeni Şafak &#8211; Osman Turan (25.09.2008)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kuranvaktim.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kuranvaktim.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kuranvaktim.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kuranvaktim.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kuranvaktim.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kuranvaktim.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kuranvaktim.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kuranvaktim.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kuranvaktim.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kuranvaktim.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kuranvaktim.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kuranvaktim.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kuranvaktim.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kuranvaktim.wordpress.com/18/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=18&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/26/gecenin-kadrini-bilin-bol-bol-kuran-okuyun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f9cf34c09343d993428135e51b60f347?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.namazvaktim.com/graf/kadir.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kadir</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an&#8217;ın Sihirli Ufku</title>
		<link>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/25/kuranin-sihirli-ufku/</link>
		<comments>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/25/kuranin-sihirli-ufku/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 02:38:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an Mucizeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an kültürü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kuranvaktim.wordpress.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[Sonsuzun, kelime ve harfler dünyasında parıldayan ışığıdır Kur&#8217;ân. İns u cinnin duygu, düşünce ve his atlasında melekûtun sesi-soluğudur Kur&#8217;ân. Gün gelip de O, en müstesna bir sadef içinde inciye dönüşünce, işte o zaman, söz sarraflarının gözleri de, sararıp solmayan ve renk atmayan bir güzellikle buluştu. Kur&#8217;ân, ziya olup varlığın çehresine yağacağı güne kadar, her yanıyla [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=16&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sonsuzun, kelime ve harfler dünyasında parıldayan ışığıdır Kur&#8217;ân. İns u cinnin duygu, düşünce ve his atlasında melekûtun sesi-soluğudur Kur&#8217;ân. Gün gelip de O, en müstesna bir sadef içinde inciye dönüşünce, işte o zaman, söz sarraflarının gözleri de, sararıp solmayan ve renk atmayan bir güzellikle buluştu. Kur&#8217;ân, ziya olup varlığın çehresine yağacağı güne kadar, her yanıyla ayrı bir renk, desen ve ahenk meşheri olan şu koca kâinat bir gulyabanîler ülkesi; her satın, &#8216;Mele-i A&#8217;lâ&#8217;nın farklı bir sırrına sadef sayılan bu varlık kitabı da bir kısım evrak-ı perişandan ibaretti. Kur&#8217;ân bir güneş gibi doğunca &#8211; hiç olmazsa olumsuz ön yargıları olmayanların nazarında &#8211; o güne kadar bütün ufukları karartan küme küme bulutlar dağılıp gitti ve varlığın o güzellerden güze! endamı ortaya çıktı; çıktı ve bütün eşya, okunup zevk alınan bir kitabın paragraf, cümle ve kelimelerine dönüştü.. O&#8217;nun sesinin duyulmasıyla gönül gözlerine nurlar indi.. ve ruhlarda köpüren duygular da, o duygulara tercüman olan diller de, ışık türküleri söylemeye başladı.<span id="more-16"></span></p>
<p>Evet, gözlerin, gönüllerin O&#8217;nunla aydınlandığı günden itibaren, kâinat ile alâkalı nice bin seneden beri çözüm bekleyen bilmeceler, iç içe problemler, birer birer çözülür hale geldi ve insan-varlık-Yaratıcı münasebeti ayın ondördü gibi ortaya çıktı; derken, bütün muammalar manâ urbaları giyerek hikmet yörüngelerine oturdular.</p>
<p>Sağlam bilgi ve sağlam düşüncenin başı Kur&#8217;ân, doğru ifadenin, mantikî beyanın esası da yine Kur&#8217;ân&#8217;dır. O&#8217;nun ilk muhatab-ı zîşânı, bütün peygamberlerin efendisi, o Furkân-ı zîşân da bütün semavî, gayr-i semavî kitapların sultanıdır.. öncekiler,</p>
<p>O&#8217;nun gelip geçeceği yollara işaretler koymak ya da bayraklar dikmek için gelmişlerdir; sonrakiler de &#8211; biraz da kendi ruhlarının desenine göre &#8211; Ona şerh, haşiye ve dipnot düşmek için&#8230; eskiler, misali fotoğraflarında, yeniler de, O&#8217;nun vücûdî resimlerinde, meydana getirdiği büyük tesir ve inkılâplarda O&#8217;nu görmüş, O&#8217;nu tanımış ve O&#8217;na &#8220;Söz Sultanı&#8221; diyerek saygıyla dillerini yutmuş ve karşısında el pençe divan durmuşlardır. Kur&#8217;ân, değişik dalga boyundaki ışık ve renklerini yeryüzüne salarken, kadirşinas ruhlar da gözlerini O&#8217;ndan hiç ayırmamış ve bütün gönülleri ile O&#8217;na yönelmişlerdir.. evet O, bir çağlayan gibi göklerden gönüllere boşalırken, hüşyar sîneler de, bağırlarını O&#8217;na açıp, damlasını bile zayi etmemeye çalışmışlardır.</p>
<p>O, bir hamlede en kuytu yerlere bile sesini duyurmuş ve şerare yapan bütün uğursuz hırıltıları bastırmış.. ön yargılı olmayan her düşüncede kevser çağıltıları duygusu uyarmış.. ve fethettiği sinelerde hicran ateşlerini söndürerek, bütün ruhlarda vuslat arzu ve ümidini coşturmuştur. Sopsoğuk tabiatlar O&#8217;nunla hararetlenmiş, ebed arzusuyla yanıp tutuşan gönüller de O&#8217;nunla serinlemişlerdir.</p>
<p>Her yeninin eskiyip partallaştığı, her tazenin sararıp renk attığı şu fânî dünyada, her zaman rengârenk ve taptaze kalabilen bir şey varsa, o da Kur&#8217;ân&#8217;dır. Evet O, indiği günden beri, onca muhalif rüzgâra, beklenmedik soğuğa, buza ve vakitsiz yağan kara, yer yer sertleşen atmosfere, değişen şartlara rağmen hep orijinalliğini koruyup semavî kalabilmiş tek kitaptır. Bundan dolayıdır ki Kur&#8217;ân, ne zaman kendi lisanıyla heyecan köpüren sinelerden yükseliverse, ruhlarımızda adeta semadan henüz inmiş bir İlâhî sofra ve Cennet&#8217;ten gelmiş bir demet turfanda hurma hissini uyarır; ne zaman O, özündeki cevherleri etrafa saçsa, inanmış gönülleri bütün dünyevî servetlere karşı istiğna ufkuna yükseltir. Kur&#8217;ân, İlâhî sözlerden nazmedilmiş bir beyan gerdanlığı, ilim feyezanlı beşer idrakinin son durağı ve lâhûtî ibrişimlerden örülmüş bütün varlığın haritasını resmeden incelerden ince bir danteladır. Onun sesinin duyulduğu bucaklarda söz şeklindeki bütün ifadeler birer hırıltıya dönüşür; O&#8217;nun bayrağının dalgalandığı burçlarda inananların ruhlarına ışık, şeytanların başlarına da taşlar yağar ve oralarda rûhânîler iç içe şehrayinler yaşarlar.</p>
<p>Kudreti Sonsuz, iki cihan mutluluğunu O&#8217;nun kılavuzluğuna bağlamıştır. O&#8217;nun rehberliğine başvurulmadan kat&#8217;iyyen hedefe ulaşılamaz; O&#8217;nun vesayetine sığınmayan yolcular da dökülür, yollarda kalırlar. Arkasına aldıklarını, şaşırtmadan, yanıltmadan maksada ulaştıran en son, en kâmil söz O&#8217;dur.. her zaman, herkes tarafından gayet kolaylıkla tilâvet edildiği halde, söylenmesi imkânsız olan da yine O&#8217;dur. O&#8217;nu kendi derinlikleriyle sînelerinde duyanlar, duyulması gereken her şeyi duyup hissetmiş olurlar. O&#8217;nu tam tadıp zevk edenler de, birer &#8220;arş-ı Rahmân&#8221; sayılırlar. Ve onların sesleri, her zaman meleklerin soluklan ile iç içedir.</p>
<p>Kur&#8217;ân&#8217;ın yeryüzünü şereflendireceği güne kadar, gelmiş-geçmiş her nebî, kendi çağını aydınlatacak çerağı O&#8217;nun ışık kaynağından tutuşturmuş ve çevresindeki amansız çölleri O&#8217;ndan birkaç damla ile cennetlere çevirmiştir.</p>
<p>Hattâ, O&#8217;nun gölgesinin gezindiği en karanlık devirler bile, birer altın çağ haline gelmiştir. Aslını duyup yaşayanların dönemleri ise Cennet sabahlarından farksızdır. O&#8217;nun eşiğine başkoymuş olanlar meleklere eş, O&#8217;nun aydınlık ikliminde canlı-cansız her varlık da kardeştir.</p>
<p>Kur&#8217;ân&#8217;ı tam duyabilmiş bir sinenin ilhamları karşısında koca deryalar damla gibi kalır ve O&#8217;nun nuruyla aydınlanmış bir dimağ yanında güneş bir mum ışığına dönüşür. O&#8217;nun gönüllerimizde duyulan nefesi canlarımıza can ve eşyanın yüzüne çaldığı ziyâ ile bütün varlık da iç içe Hakk&#8217;a bürhandır. O&#8217;nun soluklarının duyulduğu en kuytu yerler bile İsrafil&#8217;den sur sesi almış gibi birdenbire dirilir; O&#8217;nu kendi şivesiyle duyan gönüller Cebrail&#8217;den nağmeler duymuş gibi gerilir; dirilir ve gerilir, zira &#8220;Bu Kitap, iman edenler için, onların Rabbleri tarafından basiretleri açan bir hidayet ve burhandır&#8230;&#8221; Evet O, insanî melekeleri ölmemiş kimseler için tam bir rahmet ve hikmet kaynağıdır.</p>
<p>Kur&#8217;ân, kat&#8217;iyyen beşeriyetin çocukluk dönemlerinde mahallî risaletler çerçevesinde kalıp zaman ve mekân hudutlarını aşmayan, aşamayan diğer beyanlar gibi değildir; O, bütün zamanları, mekânları aşan ve itikaddan en küçük âdâbına kadar, bütün insanlığın ihtiyaçlarını cevaplayan engin ve zengin bir mûcizedir ve O, bu derinliğiyle bugün dahi herkese ve her şeye meydan okuyabilecek güçtedir.</p>
<p>Kur&#8217;ân, indiği dönemdeki ilk muhatapları olan hedef kitlenin bütün muarazalarını onların yüzlerine çalmış ve onlardan, benzer muhtevada bir kitap, bir sûre, hiç olmazsa bir âyet getirmelerini istemişti. Bu ilk muarızlar O&#8217;nun beyan gücüyle büyülenmiş yer yer O&#8217;na sihir demişler; be-di&#8217; üslûbuna çarpılıp şiir demişler ve eşyanın perde arkasından verdiği haberler karşısında aptallaşıp, O&#8217;nu kehanete bağlamak istemişlerdi ama, kat&#8217;iyyen O&#8217;nun benzerini getirememişlerdi. Nazım, nesir sözün her türlüsünü konuşan, konuşmayı seven konuşma üstadı o günkü muarızlar. dillerini yutup ve kuyruklarını kısıp inlerinin bir köşesinde sessizlik ve hacalet murakabesine daldıkları gibi, bu ifrit çağın inatçı münkirleri de, eskilerden tevarüs ettikleri muaraza ruhunun yanında, onca demagoji, diyalektik ve karşı çıkma taktiklerine rağmen, acz ve Öfke içinde yutkunup durmaktan başka hiçbir şey yapamamışlardır. Zaman değişip durmuş, asırlar başkalaşmış, telâkkiler farklılaşmış, muaraza ve mücadele hissi daha bir hararetlenmiş ama, Kur&#8217;ân, bunca muaraza yolları ve muarızlar karşısında hâlâ dağlar gibi metin, deryalar gibi zengin ve gökler gibi de derin o vakur ve müessir haliyle gönüllere ürpertiler salmakta ve başları döndürmektedir. O, ruhlarımıza taht kurduğu günden bu yana geçen bin dörtyüz küsur sene İçinde, değişik dönemler itibariyle pek çok söz sultanları yetişmiş, beyan saltanatları kurulmuş; farklı sistemler, farklı ekoller, farklı fikir cereyanlan sözlerin en sihirlileri, beyanların en büyüleyicileriyle kendilerini ifade etmek ve Kur&#8217;ân&#8217;ı yıkmak için bütün cephanelerini kullanmış, her tabyaya başvurmuş ve sürekli bu Kitap&#8217;la savaşmışlardır ama. O&#8217;nun kâinat, eşya ve insanla alâkalı ortaya koyduğu esaslardaki tenasüb, izahlardaki derinlik ve inandırıcılık, vâkî istifhamları cevaplamadaki ilmîlik karşısında hep yenik düşmüşlerdir. Evet Kur&#8217;ân, kâinata, eşya ve insan hakikatına fevkalâde çarpıcı bir uslûpla farklı bir bakış ortaya koymuştur ki, bu bakışla O, topyekün varlığı ve varlık içinde insanı bir bütün olarak ele alır ve tek bir noktayı bile ihmal etmeden her şeyi yerli yerine oturtur. Parçaların bütünle münasabetlerini, bütünün kendi cüzleri karşısındaki yerini en ince özellikleriyle sergiler.. ve bu koskoca &#8220;kitap&#8221; ve muhteşem meşherle alâkalı insanın içinden geçen en küçük sorulara dahi değişik cevaplar verir. O, varlığın perde önü ve perde arkası esrarını en ince teferruatına kadar tahlil ederken, zihinlerde herhangi bir şüpheye kat&#8217;iyyen mahal bırakmaz; evet Kur&#8217;ân. o inceden İnceye tafsillerinde, ne akıllarda, ne mantıklarda, ne kalblerde, ne de hislerde herhangi bir boşluğa meydan vermez; O, insanın akıl, şuur, his ve İdrakini öyle bir kuşatır ve dediklerini öyle bir kabul ettirir ki. O&#8217;nun bu aşkın tesiri karşısında adeta insan, sıfat dairesini aşmış da Hazret-i Zât&#8217;a açılmış Hakk yolcuları gibi hayretten dehşete, dehşetten kalaka yürür, haşyetle iki büklüm olur ve kendi kendine, &#8220;Habbin kelimelerini yazmak için denizler mürekkep olsaydı, hattâ ona bir misli daha ilâve edilseydi, denizler bitip gidecekti ama, onun (teşriî ve tekvînî emirleriyle alâkalı) kelimeler bitmeyecekti&#8221; diye mırıldanır. Kur&#8217;ân, işte bu tükenmez kelime hazinelerinin altın anahtarı, iman da, bu esrarlı anahtarın dişleri ya da şifreleridir. Ben. bu anahtar ve bu şifreleri elinde bulunduran birinin kâinat, eşya ve insanla alâkalı temel meselelerde başka bir şeye ihtiyaç duyacağına ihtimal vermiyorum.</p>
<p>Kimse, benim, bu perişan sözlerimle Kur&#8217;ân&#8217;a methiye düzdüğüm vehmine kapılmamalıdır. Evvelâ, ben kim oluyorum ki, O&#8217;nu methedeyim.</p>
<p>Onu vasfederse vasfeder Hazreti Vassaf;<br />
Dün ve bugün melekûtta rûhanîler saf saf.<br />
Bir tazim ederler ki O&#8217;nu, sanırsın tavaf.</p>
<p>O&#8217;ndaki bu harikulâde mazhariyetleri mücerred söz cevherleri açısından göremeyenler çıkabilir; ancak vicdanlarını kullananların, hiçbir zaman yanılmadıkları da açıktır. Hele bir de şimdiye kadar O&#8217;nun cihan çapındaki o müthiş tesirine bakabilmişlerse..</p>
<p>Evet Kur&#8217;ân, yeryüzünü şereflendirdiği o ilk dönemde, hem ruhlarda, hem akıllarda, hem de gönüllerde tasavvuru imkânsız öyle bir tesir icra etmiştir ki. O&#8217;nun o ışıktan atmosferinde, yeniden hayata uyanan nesillerin mükemmeliyeti, O&#8217;nun hakkında başka mucizeye ihtiyaç bırakmayacak ölçüde bir harikadır ve bu insanların, dinleri, diyanetleri, düşünce ufukları, ahlâkları, kulluk esrarına vukufları ve marifetleri açısından benzerlerini göstermek de mümkün değildir. Doğrusu Kur&#8217;ân, o çağda, Sahabe ünvanıyla öyle bir nesil yetiştirmiştir ki, bu nesil meleklerle eş değerdedir dense mübalâğa edilmiş sayılmaz. Aslında O, bugün bile, yürekten kendine yönelenlerin gönüllerini aydınlatmakta ve O&#8217;na rûhunu açabilenlere varlığın en mahrem sırlarını fısıldamaktadır. Öyle ki, kalb, şuur, his ve idrakleriyle O&#8217;nun atmosferine girenlerin birdenbire duyguları, düşünceleri değişmekte ve herkes belli ölçüde de olsa kendini, bir farklı âlemde hissetmektedir&#8230; Evet, insan O&#8217;na bir kere yürekten yönelebilse. bir daha da tesirinden kurtulamaz. Kur&#8217;ân, atmosferine çekebildiği talebesini öyle yumuşatır, öyle inceltir, öyle yoğurur ve şekillendirir ki, insan kendi kendine bir şey olacaksa, ancak bunun sayesinde olur; hattâ çok defa, olmazlar bile O&#8217;nun gölgesinde tabiî bir oluşum sürecine girer; girer ve herkesi dehşete sevkeder. Kur&#8217;ân;<br />
&#8220;Eğer dağlar yürütülecek olsaydı bu Kur&#8217;ân&#8217;la yürütülürdü, yeryüzü paramparça olup ve ölüler konuşturulabilseydi, o da yine bu Kur&#8217;ân&#8217;lı olurdu&#8221; der; der zira O, kalblerde, şuurlarda, hislerde, akıllarda öyle bir tesir icra etmiştir ki, O&#8217;nun bu müessiriyeti, dağları yürütmekten, yerküreyi paramparça etmekten, ölüleri konuşturmaktan ve nice bin seneden beri çürümüş cesetlere can vermekten daha geri değildir.</p>
<p>Her biri birer kalb ve ruh kahramanı olan Sahabî topluluğu. Kur&#8217;ân&#8217;ın feyyaz ve bereketli ikliminde neş&#8217;et etmiş aşkın bir cemaattir. Onlar, arzın büyük bir bölümünde ve insanlığın beşte biri üzerinde o denli derin bir tesir icra etmişlerdir ki, dağları söküp atma, cansız cesetlere hayat olma ve arzı semaya bağlama ölçüsündeki bu harika işte. onlarla boy ölçüşecek bir başka toplum göstermek mümkün değildir. Kur&#8217;ân&#8217;a gönül veren, O&#8217;nun semavî disiplinleriyle yoğrulup şekillenen; daha doğrusu, ruhta, manâda Kur&#8217;ânlaşan bu insanlar, o Furkânla olmazları oldurmuş; ölü ruhlara ebedî varolmanın yollarını açmış; arzın şeklini değiştirmiş; temas ettikleri toplumlara ötelerin zevkini duyurmuş; düşünceler üzerindeki zincirleri kırmış; ağızlardaki fermuarları çözmüş: hilkatteki müstesna yeri açısından insanoğlunu yeniden Allah&#8217;ın oturttuğu tahta oturtmuş; ona yitirdiği itibarını iade etmiş; kâinat, eşya ve insanı yeni baştan yorumlamış-, tek-vînî emirlerle teşriî kurallar arasındaki o derin ve sırlı münasebeti bir kere daha vurgulamış; kalb, irade, his ve şuurun nihaî gâyelerini belirleyip ortaya koyarak, insan rûhundaki izafî, nisbî ve potansiyel değerlerin inkişaf ettirilme usûl ve esaslarını harekete geçirip düz insanı, insan-ı kâmil olmaya yönlendirmiş ve böylece ona, gözünün iliştiği, duygularının ulaştığı, kalbinin hissettiği her şeyde Kudret ve İradesi Sonsuz&#8217;un mevcudiyetini duyurmuş ve her şeyi götürüp, gerçek sahibine bağlamıştır.</p>
<p>Bir mü&#8217;min, bu ölçüde gözü-gönlü açık, duygulan ve rûhu uyanık, düşünce ve zihni de Allah&#8217;a bağlı ise, o kimse, cismaniyete ait bütün basitliklerden uzaklaşmış; hayatı daha bir başka şekilde duymaya başlamış ve duygular dünyasının sınır ötesine uyanmış sayılır ki, böyle bir hakikat eri, her nesnede, varlığın her parçasında Allah&#8217;ın ilminin dalgalandığını, Kudret elinin işlediğini hisseder ve bir ürperti duygusu, bir yakınlık şuuruyla ümit ve haşyeti iç içe yaşar; dünyevîliği içinde öbür âlemin en son noktalarında dolaşır. Nefes alırken ümit ve beklentilerle alır, verirken de mehafet ve mehabetle verir. Hep Kur&#8217;ân&#8217;ın haritalandırdığı çerçeve içinde ve çizgiler arasında gezinir, gezinir ve hayatını sürekli maiyyet televvünlü yaşar.</p>
<p><strong>Kaynak</strong>: Sızıntı Dergisi &#8211; Başyazı (Temmuz 1999)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kuranvaktim.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kuranvaktim.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kuranvaktim.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kuranvaktim.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kuranvaktim.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kuranvaktim.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kuranvaktim.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kuranvaktim.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kuranvaktim.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kuranvaktim.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kuranvaktim.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kuranvaktim.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kuranvaktim.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kuranvaktim.wordpress.com/16/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=16&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/25/kuranin-sihirli-ufku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f9cf34c09343d993428135e51b60f347?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kur’an-ı Kerim’i fem-i muhsinden öğrenelim</title>
		<link>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/24/kur%e2%80%99an-i-kerim%e2%80%99i-fem-i-muhsinden-ogrenelim/</link>
		<comments>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/24/kur%e2%80%99an-i-kerim%e2%80%99i-fem-i-muhsinden-ogrenelim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 02:27:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an Öğrenmek]]></category>
		<category><![CDATA[Fem-i Muhsin]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an kültürü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kuranvaktim.wordpress.com/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[Efendimiz Muhammed Aleyhisselam buyuruyor ki: “İçinde Kur’an okunan evde melekler hazır olur, ondan şeytanlar ayrılır. Ehline geniş ve rahat olur. Hayrı çoğalır, şerri azalır. İçinde Kur’an okunmayan evde şeytanlar hazır olur, ondan melekler ayrılır. Ehline dar ve sıkıntılı olur. Hayrı azalır, şerri çoğalır.” “İçinde Kur’an okunan ev, gök ehline, yer ehline yıldızların göründüğü gibi görünür.” [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=14&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Efendimiz Muhammed Aleyhisselam buyuruyor ki: “İçinde Kur’an okunan evde melekler hazır olur, ondan şeytanlar ayrılır. Ehline geniş ve rahat olur. Hayrı çoğalır, şerri azalır.</p>
<p>İçinde Kur’an okunmayan evde şeytanlar hazır olur, ondan melekler ayrılır. Ehline dar ve sıkıntılı olur. Hayrı azalır, şerri çoğalır.”</p>
<p>“İçinde Kur’an okunan ev, gök ehline, yer ehline yıldızların göründüğü gibi görünür.” (Beyhaki, Hz. Âişe’den )</p>
<p>“Kıyamet gününde Kur’an kendisini okuyan için ne güzel şefaatçidir! Kur’an der ki ‘Ya Rabbi, ona ikramda bulun.’ Kur’an okuyana keramet tâcı giydirilir. Sonra Kur’an ‘Yâ Rabbi daha fazlasını ver’ der. Ona keramet elbisesi giydirilir. Sonra Kur’an ‘Ya Rabbi, ona daha fazlasını ver ve ondan razı ol’ der. Allah rızasından başka da artık bir şey yoktur.”</p>
<p><span id="more-14"></span>“Kur’an okuyun ve ağlayın. Eğer ağlamazsanız, kendinizi ağlamaya zorlayın (ağlama havasına giriniz).” (Sa’d İbn-i Ebi Vakkas’tan)</p>
<p>“Kur’an, fakirlik değil, zenginliktir, ondan başka zenginlik yoktur.” (Ebu Yale, Tabarani)</p>
<p>“Kur’an, gerçek devadır.” (Hz. Ali’den)</p>
<p>“Kur’an, şefaatçidir ve şefaati makbuldür. Onu önder edeni, cennete götürür. Onu arkasına atanı da cehenneme sevk eder.” (Tabarani)</p>
<p>“Kur’an, Allah’a göklerden, yerden ve içindekilerden daha sevimlidir.” (Ebu Naîm, İbn-i Ömer’den)</p>
<p>“Kur’an-ı Kerim’i çok okuyanlar, cennet ehlinin ârifleridir.”</p>
<p>“Kur’an’ı öğrenin ve onu okuyun. Çünkü Kur’an’ı öğrenip okuyanın ve onu tatbik edenin misâli, misk dolu bir dağarcık gibidir ki, ondan her tarafa misk kokusu yayar.” (Tirmizi, Ebu Hureyre’den)</p>
<p>“Kur’an’ı öğrenin ve tilavet edin. Çünkü Allah, onu okumanın karşılığı olarak her bir harfine on hasene mükafat verir. Ama ben demiyorum ki, Elif Lâm Mim bir harftir. Bilakis Elif bir harf, Lâm bir harf, Mim de bir harftir.” (İbn-i Mesud’dan)</p>
<p>Bu sevaplar Ramazan ayı gibi mübarek aylarda ve cuma günlerinde, yedi yüz ve bin kat sevap olur. Kadir Gecesi’nde ise otuz bin kata kadar çıkar. Çünkü “Biz onu (Kur’an’ı) Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen nereden bileceksin (Bir bilsen Kadir Gecesi’nin ne olduğunu)! Kadir Gecesi bin aydan (otuz bin günden ) hayırlıdır.” (Kadir Sûresi) buyurulmaktadır.</p>
<p>İşte böyle mübarek, bereketli, hayırlı ve uğurlu bir kitap ile karşı karşıyayız. Her şeyden önce onu, bir “Fem-i muhsin”den yani kaidesine uygun olarak okuyan güzel bir ağızdan öğrenip okumalıyız. Sonra da mânâları üzerinde düşünmeliyiz. Bu hususta Türkçe kaynak eserler çok elhamdülillah&#8230; İşin bu tarafı çok mühimdir. Hâfız Münâvî şöyle bir vaka nakleder:</p>
<p>Küçük bir çocuk hafızlığını ikmal etmiştir. Sabaha kadar Kur’an-ı Kerim’i hatmediyor, namazını kılıyor, ertesi gün de hocasının karşısına çıkıyor, çıkıyor ama biraz da rengi benzi sararmış olarak çıkıyor. Hocası, maddî mânevî mürşid olabilecek durumda bir üstattır. Talebesinin renginin niçin sarardığını diğer talebelerine soruyor. Onlar da, “Üstadım, bu talebeniz sabaha kadar Kur’an-ı Kerim’i hatmedip duruyor ve tabii sabaha kadar gözüne uyku girmiyor, sabah olunca da kalkıp derse geliyor.” diyorlar. Üstad talebesinin Kur’an-ı Kerim’i böyle okumasını arzu etmediği için onu karşısına alır ve ona, “Kur’an indiği gibi okunmalıdır evladım.” der. “Bugünden itibaren sen Kur’an’ı, şu ana kadar okuduğun gibi değil, onu okurken beni karşında farz et ve üstadına dersini iade ediyorsun gibi oku.” tavsiyesinde bulunur.</p>
<p>Çocuk gider, o gece Kur’an-ı Kerim’i okur ve sabah üstadının huzuruna geldiğinde, “Efendim bu gece ancak Kur’an-ı Kerim’i yarısına kadar okuyabildim.” der. Üstad, “Pekâlâ, sen bu gece de Kur’an-ı Kerim’i doğrudan doğruya Rasulü Ekrem’in (sas) huzurunda okuyor gibi oku.” der. Talebe, “Ben, kendisine Kur’an nazil olan zatın huzurundayım; doğru okumalıyım” diyerek heyecanla daha bir dikkatlice tilavet eder&#8230; Ve o gün üstadına, ancak Kur’an-ı Kerim’in dörtte birini okuyabildiğini belirtir. Üstadı da terakkiyi görünce, bir mürşidin müridinin dersini artırması gibi, “Sen şimdi de o emin melek Cibril’e oku.” der. Talebe gider gelir; “Vallahi üstadım, bugün ancak bir sûre okuyabildim.” der.</p>
<p>Üstadı da, “Evladım şimdi de onu, binlerce hicabın verasında bulunan Mevla-yı Müteal’in huzurunda okuyor gibi oku. Düşün ki, okuduğunu Allah (cc) dinliyor, senin için indirdiği kelamını senin ile mukâbele ediyor.” Talebesi ertesi gün ağlayarak üstadının karşısına gelir: “Üstadım, ‘Elhamdülillahi rabbi’l-âlemin’ dedim, ‘Mâliki yevmi’d-dîn’e kadar geldim, ‘İyyake na’budü’ demeye bir türlü dilim varmadı. Çünkü bunun manası, ‘Sadece Sana kulluk yaparım’, halbuki ben o kadar çok şeye kulluk yapıyorum ve o kadar çok şey karşısında serfürû ediyorum ki, O’nu karşımda hazır ve nazır mülahazaya alınca ‘İyyake na’budü’yü aşamadım.” der.</p>
<p>Ne mutlu böyle okuyabilenlere&#8230;</p>
<p><strong>Kaynak</strong>: Zaman &#8211; Abdullah Aymaz (08.12.2003)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kuranvaktim.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kuranvaktim.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kuranvaktim.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kuranvaktim.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kuranvaktim.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kuranvaktim.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kuranvaktim.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kuranvaktim.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kuranvaktim.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kuranvaktim.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kuranvaktim.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kuranvaktim.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kuranvaktim.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kuranvaktim.wordpress.com/14/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=14&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/24/kur%e2%80%99an-i-kerim%e2%80%99i-fem-i-muhsinden-ogrenelim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f9cf34c09343d993428135e51b60f347?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an Kültürü ve Sahabe</title>
		<link>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/23/kuran-kulturu-ve-sahabe/</link>
		<comments>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/23/kuran-kulturu-ve-sahabe/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 00:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an Okuma]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sahabe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kuranvaktim.wordpress.com/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Kur’an kültürünün oluşmasında sahabenin rolü nedir? Cevap: Sorunun cevabına geçmeden önce bir hususa dikkatlerinizi çekmek isterim; Kur’an ve sahabe söz konusu olduğunda bunu mutlak anlamda kültür olarak değil de bir sıfat ilavesiyle “Saf Kur’an Kültürü” şeklinde adlandırmanın daha doğru olacagını düşünüyorum. Çünkü; murad-ı ilahînin bir milletin duygusunu-düşüncesini yönlendirmesinde; onun hemen her meselenin anlaşılması ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=11&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru: Kur’an kültürünün oluşmasında sahabenin rolü nedir?</strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Sorunun cevabına geçmeden önce bir hususa dikkatlerinizi çekmek isterim; Kur’an ve sahabe söz konusu olduğunda bunu mutlak anlamda kültür olarak değil de bir sıfat ilavesiyle “Saf Kur’an Kültürü” şeklinde adlandırmanın daha doğru olacagını düşünüyorum. Çünkü; murad-ı ilahînin bir milletin duygusunu-düşüncesini yönlendirmesinde; onun hemen her meselenin anlaşılması ve her problemin çözümü için müracaat edilecek dupduru bir kaynak halinde kabulünde sahabinin eşi-menendi yoktur. Onlar her anlarında, hatta oturma, kalkma, yeme, içme gibi en tabii insanî hallerinde bile Kur’an yörüngeli, murad-ı ilahî eksenli bir hayat yaşamışlardır. <span id="more-11"></span></p>
<p>Şöyle denilebilir: Sahabe günlük hayatlarının devamı adına gerekli olan icmalî bilgiyi iman haline getirmiş, o şekilde algılamış ve benliklerine mal etmişler. Sonra bu imanlarını tefekkürle açarak daha geniş bir ilmî çerçeve içine almışlardır ki buna ikinci derecede bir ilim veya marifet haline gelmiş bilgi denebilir. İşte bu bilgi, sahabeyi Allah’a kurbetleri oldukça derin insanlar haline getirmiştir. Tabiin ve tebe-i tabiin döneminde de büyüklüklere açık, hatta o büyüklük ufkunu yakalamış olan nice insanlar vardır ama hiçbirisi Kur’an’ı sahabe ölçüsünde saf ve duru olarak anlayamamış, hayatlarına mal edememiş, hepsinden önemlisi şuur altı müktesebat haline getirememişlerdir.</p>
<p>Bu ufka ulaşmada sahabenin, Kur’an’ın her zaman her zemin ve her konuda yeterliliğine inanmış olmalarının büyük rol oynadığına inanıyorum. Kanaatim o ki, bu ölçüde bir saf Kur’an kültürünün temin ve temsili onlardan sonra kimseye nasip olmamıştır.</p>
<p>Aklınıza şöyle bir soru gelebilir: Sahabe fetih sürecinde tanıştıkları dış kültürlerden hiç mi etkilenmemiştir? Ölünceye kadar o seyri hep muhafaza mı etmişlerdir?</p>
<p>İçlerinde elbette etkilenenler olmuştur. Fakat genelde Sahabe-i Kirâm, Allah Rasulu (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraberliklerinden olsa gerek inandığı şeye çok iyi inanmış ve inandığı değerleri bozacak şeyleri o müthiş feraset ve marifetleri ile hemen ayırt edebilmişlerdir. Aslında bu noktada da sahabeye ait bir farklılık hemen göze çarpmaktadır. Ehlinin malumu olduğu üzere psiko-sosyologların bir tesbiti vardır: “Galip milletler çok defa coğrafî açıdan genişler ama temelde ruh ve kültür dünyaları açısından işgale uğrarlar.” Yani fethettikleri ülkelerdeki hakim kültürün etkisi altında kalırlar. Sahabe-i Kirâm bu genel tesbitin dışındadır. Onlar çok azı müstesna bırakın fethettikleri yerlerin kültürlerinin tesirinde kalmayı kendi kültürlerinin taşıyıcılığını ve temsilciliğini yapmışlardır o diyarlarda.</p>
<p>Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) “Hayru’l-kurûni karnî ellezî ene fîhi, sümme’llezî yelûnehum sümme’llezî yelûnehum – En hayırlı asır öncelikle benim içinde bulunduğum şu asırdır; sonra onu takip eden, sonra onu takip eden asırdır.” hadisine bir de bu zaviyeden bakmak lazım.</p>
<p>Evet, Sahabe-i Kiram Kur’an’ın Allah’tan geldiğine aksine ihtimal vermeyecek şekilde inanıyor ve ona çok güveniyorlar. İşte bu inanç ve güven Kur’an’ın hakiki anlamda temel kaynak halinde algılanmasının nedeni oluyor. Karşılarına çıkan en küçük problemlerde bile hemen o kaynağa yöneliyorlar. Böylece saf Kur’an kültürü oluşuyor. Mesela, Seyyidina Hazreti Ömer evlilik akdi esnasında tesbit edilen mehir miktarı hakkında üst sınır belirlenmesi gerektiğini söylüyor -Ömerce bir zühul sayılabilir, bize göre bir zühul da değildir. Çünkü evlenmeyi kolaylaştırmak adına çok önemli bir husus olduğundan bunu hemen her aklı başında halife düşünmüştür-. O, bunu mehir miktarının evliliğe engel olmaması için yapıyordu. Bir hutbe esnasında mescidde irad edilen bu beyan karşısında bugün adını sanını dahi bilmediğimiz bir kadın; “Ya Ömer! Senin bana ulaşmayan bir başka bilgiyle Efendimiz’den duyduğun bir şey mi var? Çünkü Kur’an’da Allah “Ve âteytüm ihdâhünne kıntâran” diyor. Demek ki kantar kantar mehir verilebilir.” Hazreti Ömer hiç tepki göstermeden o kadının itirazını yerinde buluyor ve kendi kendine “Yaşlı bir kadın kadar da dinini bilmiyorsun.” diyerek sözünü geri alıyor.</p>
<p>İşte saf Kur’an kültürü derken kastım bu idi. Hazreti Ömer’de gördüğümüz Kur’an’ın karşısındaki bu teslimiyet, sahabenin hepsinde vardı. Bana göre bu teslimiyet, bu kabullenme hem Kur’an’ın, hem de Efendimiz’in bir mucizesidir.</p>
<p>Bu mucizenin oluşmasında sahabenin ümmiyetinin rolü olduğunu unutmamak lazım. Yalnız ümmiyet derken kasdım okuma-yazma bilmeme değil, o güne kadar olan hayatlarında dış dünyanın kültürlerine karşı yabancı ve kapalı olmalarıdır. Yani Yemen, Mısır, İran, Hindistan vb. yerlerde yaşayan insanlara nisbetle kadim kültürlerle, dinlerle ilişkileri yok denecek kadar azdı sahabenin. Dolayısıyla zihinleri temizdi, diriydi ve duruydu. Kur’an’ı anlama ve yorumlama mevzuunda başka kaynaklara müracat etmiyorlardı. Bu, o tertemiz Kur’an havuzunu bulandırmama adına çok önemli idi. Çünkü insanlar, farkına varmasalar da düşünce yapılarını oluşturan temel felsefeye göre konuşur, yazar ve yaşar. Dolayısıyla dıştan bizi tanımayan ama beslendiğimiz kaynaklara da vakıf bir insan herhangi bir yerde ve herhangi bir mevzu hakkında ileri sürdüğümüz bir görüşten hareketle bizim hakkımızda belli bir kanaata sahip olabilir. Mesela siz bir yerde: “Allah celle celâluhû çok mucizeler gösterir, böyle harikalarla bizi kendisine davet eder, fakat bütün bütün aklın elinden ihtiyarı da almaz.” deseniz, Külliyat’ı azıcık okumuş bir insan, Bediüzzaman’ın “Akla kapı açar fakat ihtiyarı elden almaz.” sözünden hareketle sizin beslenme kaynağınız hakkında tahminde bulunabilir.<br />
İşte bu anlamda, yani yabancı kültürlerin tesirinde kalmama anlamında sahabe ümmi idi. Bu ümmiyetin sahabeye ait saf Kur’an kültürünün oluşumundaki katkısı inkar edilemez. Nitekim bu saflardan saf durumun bozulmasında Yahudi ve Hıristiyan kültürü ile yetişmiş insanların etkisi çok büyüktür. Üstad’ın, “Ka’bu’l-Ahbar müslüman olurken, onun mâlumat-ı sabıkası da müslüman olmuştur.” tespiti bu noktada çok önemlidir.</p>
<p>Aslında burada İnsanlığın İftihar Tablosu’nun “İnnâ ümmetün ümmiyyetün..” yani “Biz ümmi bir ümmetiz&#8230;” hadisini de zikretmek gerekir. Bence bu hadisi okuma yazma bilmeme şeklinde değil, başkalarına ait bilgi kırıntılarıyla zihnin, hafızanın kirletilmemiş olması şeklinde anlamak lazım. Yoksa Araplar duyduklarını unutmayan çok zeki bir kavim. Bir gün boyunca hiç ara vermeden cahiliye dönemine ait şiirleri okuyanlar var. Hazreti Ebubekir gibi soy ağacını belki 20-30 nesil geriye götürerek ezbere sayanlar var. İrvaz b. Sâriye’nin rivayet ettiği; “Efendimiz Sabah namazını kıldı, çıktı minbere, konuştu konuştu; öğlen vakti geldi, namaz için ara verdi. Sonra İkindi’ye kadar yine konuştu. İkindi’yi kıldı, Akşam’a kadar yine konuştu&#8230;” hadisindeki o konuşmaların hepsini hafızasında tutup kelimesi kelimesine bize rivayet edenler var. İşte bu anlamda ümmi olan bir ümmet. Başka kültür, başka anlayış, başka mantık ve başka felsefelere itibarları yok. Kur’an bize ve her şeye yeter mülahazası ufuklarını kaplamış.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Kırık Testi (<a href="http://www.herkul.org">www.herkul.org</a>) M.Fethullah Gülen</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kuranvaktim.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kuranvaktim.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kuranvaktim.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kuranvaktim.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kuranvaktim.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kuranvaktim.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kuranvaktim.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kuranvaktim.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kuranvaktim.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kuranvaktim.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kuranvaktim.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kuranvaktim.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kuranvaktim.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kuranvaktim.wordpress.com/11/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=11&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/23/kuran-kulturu-ve-sahabe/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f9cf34c09343d993428135e51b60f347?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an Okuma</title>
		<link>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/22/kuran-okuma/</link>
		<comments>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/22/kuran-okuma/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2008 14:15:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an Okuma]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an okumak]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Tilavet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kuranvaktim.wordpress.com/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[Hüzün ve Kur’an adeta birbirini tamamlayan iki kelime. Kur’an hüzünle inmiştir. Allah Rasülü (sallallahü aleyhi vesellem) bir hadislerinde buna işaretle buyurur ki; &#8220;Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in en güzel tilaveti ciddi bir hüzün içinde okunanıdır.” Şahsen ben, ruhsuz Kur’an okumanın insanımızı duygusuz hale getireceğine inanıyorum. Kur’an’ı anlamak, Kur’an ile dirilmek onun özünde derinleşmeye bağlıdır. Kur’an’ın sadece ibare ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=8&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hüzün ve Kur’an adeta birbirini tamamlayan iki kelime. Kur’an hüzünle inmiştir. Allah Rasülü (sallallahü aleyhi vesellem) bir hadislerinde buna işaretle buyurur ki; &#8220;Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in en güzel tilaveti ciddi bir hüzün içinde okunanıdır.” Şahsen ben, ruhsuz Kur’an okumanın insanımızı duygusuz hale getireceğine inanıyorum. Kur’an’ı anlamak, Kur’an ile dirilmek onun özünde derinleşmeye bağlıdır. Kur’an’ın sadece ibare ve lafızları ile ilgilenenler sevap kazansalar bile sevaba açık bir topluluk haline gelemezler. Bir başka tabirle Kur’an’ı muhtevasına uygun şekilde anlayıp hayatlarına hayat kılamazlar. Evet, Kur’an&#8217;la münasebetimiz açısından asıl mesele kalb, şuur, irade, idrak ve hislerimizle ona yönelebilmek ve benliğimizin bütün buutlarıyla O’nu duyabilmektir. İşte böyle bir yöneliş ve duyuş sayesinde Allah’ın (c.c.) bize seslendiğini hisseder, suya ve ziyaya ulaşmış rüşeymler gibi birden bire yeşeririz. Okuduğiumuz ayetin her kelimesinde her cümlesinde farklı derinliklere erer, ruhumuzun atlasını temaşâ ettiğimiz aynı anda göklerin haritasını da müşahade etme ufkuna ulaşırız.<span id="more-8"></span></p>
<p>Acizane kanaatim Kur’an okuma tam manâsıyla bilinmiyor. Onun için bu meselenin çok ciddi olarak ele alınması gerekir. Çünkü Kur’an’ı kaide ve kurallarına uygun şekilde okuma onu içte duyma, manâ ve muhtevasına vakıf olma, derinliklerine nüfuz edebilme kadar önemlidir.</p>
<p>Elfaz maâninin kalıbıdır (Lafızlar, ibareler manâ ve muhtevanın kalıbıdır). Kalıp bozuk olunca manâ sıkışıp kalıyor ve derinliklerine nüfuz edilemiyor. Mesela, kendi adıma Kur’an dinlerken yanlış okumalar karşısında ruhumda ihtilâç hasıl olduğunu, konsantrasyonumun bozulduğunu, manânın derinliklerine inmekten uzaklaştığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Bende böyle olduğu gibi Kur’an&#8217;ı tam bir konsantrasyonla duyarak, hissederek dinlemek isteyen herkesin ruhunda da aynı türden ihtilâçların olacağı muhakkaktır.</p>
<p>Evet, Kur’an’ı Allah’ın (c.c.) Cebrail aleyhisselam&#8217;a, Cebrail’in İnsanlığın İftihar Tablosu&#8217;na veya Efendiler Efendisi&#8217;nin sahabeye okuduğu gibi okumak gerek. Cebrail (aleyhisselam) Allah Rasülü (sallallahü aleyhi vesellem) ile, &#8220;Kur’an nazil olduğu şekliyle korunuyor mu, doğru eda ediliyor mu?&#8221; diye her sene mukabele ediyordu. Bu açıdan hadiseye bakınca mukabeleye &#8220;test etme&#8221; de diyebiliriz. Bunun bize verdiği ehemmiyetli bir mesaj olsa gerek.</p>
<p>İsterseniz bir benzetme yapalım; namazı duyma, her rüknünü vicdanında hissederek kılma, O’nun huzurunda bulunduğunun şuurunda olma çok önemlidir. Ama bunun yanında namazı namaz yapan rüku, secde, kıraat, kıyam, teşehhüd gibi zahiri erkâna riayet de şarttır. Kur’an’ı tilavet kaidelerine riayet ederek hakkıyla okumayı da namazın zahiri erkanı gibi değerlendirebilirsiniz.</p>
<p>Kur’an’ı doğru okumak için üç şeyin çok önemli olduğunu söyleyebilirim. Birincisi; bir fem-i muhsinin (okuyuşu düzgün bir hoca) rahle-i tedrisine oturma.Yani mutlaka işin uzmanından ders alma. Kur’an okumak sadece harfleri bilmek değildir. Ben kendi kendime Fransızca öğrenmiştim; öğrenmiştim ama nasıl konuşuyordum Allah bilir. Bir ara İngilizce de çalıştım. Bir gün Rahmetli Tuzcu Cahid Bey bana &#8220;Hocam! Türkçe gibi İngilizce konuşuyorsun.&#8221; dedi ve ben o gün İngilizce öğrenmeyi bıraktım. Harf ve kelimeleri aslına uygun şekilde telaffuz ancak işin uzmanının önüne diz çökmekle öğrenilir. İkincisi; talim esnasında doğru telaffuz için insanın kendini zorlaması. Mesela mahâric-i hurufa (harflerin mahreçleri) çalışırken bizim kıraat hocamız kendisini ve bizleri çok zorlardı. Mesela, “Dat” harfini gösterirken parmağını damağına koyardı. Bu ilk bakışta tekellüf gibi görünse bile belli bir müddet sonra alışıyor insan. Ve üçüncüsü, kulak dolgunluğu. Bu da Kur’an’ı tekellüfsüz okuyan hafızları çok dinlemekle olur.</p>
<p>Malesef biz doğru düzgün Kur’an-ı Kerim okumayı unutmuşuz. Hatta İmam Hatip’lerde ve İlahiyatlarda bile bu eğitim insanımıza tam tekmil verilemiyor. Kur’an Kursları ölçüsünde verilemiyor desem kimse bana alınmasın.</p>
<p>Bu faslı Hafız Münâvi’den nakledilen bir vak’a ile kapatalım : “Bir genç hafızlığını ikmal ederken hemen her gün sabahlara kadar uyumayıp Kur’ân-ı Kerim’i hatmediyor. Ertesi gün de tabii olarak hocasının karşısına rengi solmuş, benzi sararmış olarak çıkıyor. Hem maddî hem de mânevî açıdan kendisine mürşid olabilecek kapasitede olan hocası bu durumun sebebini onun ders arkadaşlarına soruyor. Onlar cevaben: &#8216;Üstadımız, bu talebeniz hemen her gün sabahlara kadar uyumayıp, Kur’an-ı Kerim’i hatmedip duruyor.&#8217; diyorlar. Üstad, talebesinin Kur’ân-ı Kerim’i böyle okumasını arzu etmediği için bir gün onu karşısına alıyor ve: &#8216;Evlâdım! Kur’ân indiği gibi okunmalıdır. Bugünden itibaren sen Kur’ân’ı, şu ana kadar okuduğun gibi değil de beni karşında farzederek, dersini bana takrir ediyormuşsun gibi oku.&#8217; tavsiyesinde bulunur. Genç gider, hocasının tavsiyeleri çerçevesinde o gece Kur’ân-ı Kerim&#8217;i okur ve sabah hocasının huzuruna geldiğinde, &#8216;Efendim bu gece ancak Kurân-ı Kerim’i yarısına kadar okuyabildim&#8217; der. Üstad, &#8216;Pekâlâ, bu gece de Kur’ân- Kerim’i doğrudan doğruya Rasûl-ü Ekrem&#8217;in (sallallahu aleyhi vesellem) huzurunda okuyor gibi oku!&#8217; emrini verir. Talebe &#8220;Kendisine Kur’ân nazil olan Zât’ın huzurundayım, doğru okumalıyım&#8221; düşüncesiyle o gece Kur’an’ı daha dikkatli tilavet eder. Ertesi gün üstadına Kur’ân-ı Kerim’in ancak dörtte birini okuyabildiğini belirtir. Üstadı talebesindeki terakkiyi görünce, bir mürşidin müridinin dersinin arttırması gibi, &#8216;Bugün o emin melek, Cibril’in Resûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem)’e tebliğ ettiği anda dinliyor gibi oku!&#8217; der. Talebe ertesi gün: &#8216;Vallâhi üstadım, bugün ancak bir sûre okuyabildim.&#8217; der. Üstad son adımı atar: &#8216;Evlâdım! Şimdi de onu, binlerce hicabın verasında bulunan Mevlâ-yı Müteal’in huzurunda okuyor gibi oku! Düşün ki, okuduğunu Allah (c.c.) dinliyor, senin için indirdiği kelamını senin ile mukâbele ediyor.&#8217; Talebesi ertesi gün ağlayarak üstadının karşısına gelir: &#8216;Üstadım, “Elhamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn. Errahmanirrahim. Mâliki yevmi’d-dîn” dedim. Ama “İyyake na’büdü” demeye bir türlü dilim varmadı. Çünkü “Sadece Sana kulluk yaparım” diyeceğim; diyeceğim ama ben o kadar çok şeye kulluk yapıyorum ve o kadar çok şey karşısında serfürû ediyorum ki, O’nun karşımda hazır ve nazır olduğunu mülahazaya alınca &#8216;iyyake na’büdü&#8217;yü aşamadım.&#8217; der.&#8221;</p>
<p>Hafız Münâvi, bu gencin fazla yaşamadığını bir-iki gün sonra vefat ettiğini kaydeder. Onu bu seviyeye getiren o bilge ve mânâ eri üstad, gencin mezarının başında onun ahvalini müşahade ederken, delikanlı hocasının duyabileceği bir sesle, “Üstadım, ben hayyim (hayattayım). Hayy u Kayyum olan Sultanlar Sultanı&#8217;nın huzuruna vardım ve hiç hesap görmedim.” diye konuşur.</p>
<p>Bu menkıbeyi nakletmekle &#8220;Bu ölçüler içinde Kur’an’ı okumuyor veya okuyamıyorsanız onu okumayın!&#8221; demek istemiyorum. Fakat şu da unutulmaması gereken bir hakikat ki ruhumuzda inkılâplar meydana getirmeyen Kur’an’ın ferdî ve içtimaî hayatımızda müessir olacağı düşünülemez. Biz Kur’anla değişebilmeli, O’nun ufkuna yönelebilmeli, O&#8217;nu kendi derinlikleriyle duymalıyız ki O da esrarını sinelerimize boşaltsın.</p>
<p>Keşke çeşitli vesilelerle bir araya gelindiğinde çok değil bir on dakika bu işe ayrılsa; ağzı düzgün bir kişi talimde bulunsa; bilenler bilmeyenlere talim etse; birebir mukabele şeklinde Kur’an okunsa.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Kırık Testi (<a href="http://www.herkul.org">www.herkul.org</a>) M.Fetfullah Gülen</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kuranvaktim.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kuranvaktim.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kuranvaktim.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kuranvaktim.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kuranvaktim.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kuranvaktim.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kuranvaktim.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kuranvaktim.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kuranvaktim.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kuranvaktim.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kuranvaktim.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kuranvaktim.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kuranvaktim.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kuranvaktim.wordpress.com/8/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=8&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/22/kuran-okuma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f9cf34c09343d993428135e51b60f347?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an Vaktim Blog yayında&#8230;</title>
		<link>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/22/kuran-vaktim-blog-yayinda/</link>
		<comments>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/22/kuran-vaktim-blog-yayinda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2008 13:47:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an Vaktim]]></category>
		<category><![CDATA[Dua Vaktim]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz Vaktim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kuranvaktim.wordpress.com/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Kur&#8217;an Vaktim Blog bugün itibariyle yayın hayatına başlamış bulunmaktadır. Şimdilik WordPress üzerinde yer alan blogumuz yakın zamanda kendi alan adına sahip bir blog hatta belki bir site haline gelecektir. Bu blogda Kur&#8217;an-ı Kerim ve O&#8217;nu okumak hakkında çeşitli mecralarda yayınlanmış güzel yazı menkıbelere yer vereceğiz. Yayınladığımız her yazı ve içeriğin kaynağını da belirterek eserlerin hak sahiplerinin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=3&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><img class="alignnone size-full wp-image-4" title="gulale_-quran" src="http://kuranvaktim.files.wordpress.com/2008/09/gulale_-quran.jpg?w=450&#038;h=300" alt="" width="450" height="300" /></p>
<p>Kur&#8217;an Vaktim Blog bugün itibariyle yayın hayatına başlamış bulunmaktadır. Şimdilik <em>WordPress</em> üzerinde yer alan blogumuz yakın zamanda kendi alan adına sahip bir blog hatta belki bir site haline gelecektir. Bu blogda Kur&#8217;an-ı Kerim ve O&#8217;nu okumak hakkında çeşitli mecralarda yayınlanmış güzel yazı menkıbelere yer vereceğiz. Yayınladığımız her yazı ve içeriğin kaynağını da belirterek eserlerin hak sahiplerinin hakklarına girmeyeceğiz inşallah.</p>
<p>Kur&#8217;an Vaktim Blog, <strong><a href="http://www.namazvaktim.com/blog" target="_blank">Namaz Vaktim Blog</a></strong> ve <strong><a href="http://duavaktim.wordpress.com" target="_blank">Dua Vaktim Blog</a></strong>larıyla içerik ortağıdır. Birlikte farklı ama özünde bir konularda hem idarecilerine birşeyler öğretmektedirler hem de bu konularda kaynak arayanlara ellerinden geldiğince memba olmaya çalışmaktadırlar. Siz de bu blogları takip etmek için <strong><em>RSS</em></strong> yayınlarımıza abone olmayı unutmayın&#8230;</p>
<p>Bu yolda Allah (c.c.) yar ve yardımcımız olsun.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kuranvaktim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kuranvaktim.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kuranvaktim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kuranvaktim.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kuranvaktim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kuranvaktim.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kuranvaktim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kuranvaktim.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kuranvaktim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kuranvaktim.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kuranvaktim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kuranvaktim.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kuranvaktim.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kuranvaktim.wordpress.com/3/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kuranvaktim.wordpress.com&amp;blog=4939501&amp;post=3&amp;subd=kuranvaktim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kuranvaktim.wordpress.com/2008/09/22/kuran-vaktim-blog-yayinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f9cf34c09343d993428135e51b60f347?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kuranvaktim.files.wordpress.com/2008/09/gulale_-quran.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gulale_-quran</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
