Kur’an’ı ibret için okumak Pazar, Eki 5 2008 

And olsun, Biz Kur’ân’ı zikir için kolaylaştırdık. Fakat hani ibret alacak olan?
Kamer Sûresi, 54:17

Kur’ân’ın indiriliş amacını açıklayan ve bizim ona yaklaşma açımızı belirleyen âyetlerden birisi de bu âyettir. Kamer Sûresi boyunca dört defa bir nakarat gibi tekrarlanarak vurgulanan bu âyet, üç anahtar kavram ile Kur’ân’ın önemine dikkat çekmekte ve bizi ona kulak vermeye çağırmaktadır. (daha fazla…)

Gecenin Kadrini Bilin, Bol Bol Kur’an okuyun Cuma, Eyl 26 2008 

Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlı olarak anılır. Prof. Dr. Hayrettin Karaman bu gece ile ilgili olarak, ‘ Cemaatle namaz kılın, tövbe edin, nafile namaz kılın, yoksullara yardımda bulunun. Bütün bunlar Allah’a yaklaşmamıza vesile olacaktır’ tavsiyesinde bulundu. (daha fazla…)

Kur’an Kültürü ve Sahabe Salı, Eyl 23 2008 

Soru: Kur’an kültürünün oluşmasında sahabenin rolü nedir?

Cevap: Sorunun cevabına geçmeden önce bir hususa dikkatlerinizi çekmek isterim; Kur’an ve sahabe söz konusu olduğunda bunu mutlak anlamda kültür olarak değil de bir sıfat ilavesiyle “Saf Kur’an Kültürü” şeklinde adlandırmanın daha doğru olacagını düşünüyorum. Çünkü; murad-ı ilahînin bir milletin duygusunu-düşüncesini yönlendirmesinde; onun hemen her meselenin anlaşılması ve her problemin çözümü için müracaat edilecek dupduru bir kaynak halinde kabulünde sahabinin eşi-menendi yoktur. Onlar her anlarında, hatta oturma, kalkma, yeme, içme gibi en tabii insanî hallerinde bile Kur’an yörüngeli, murad-ı ilahî eksenli bir hayat yaşamışlardır. (daha fazla…)

Kur’an Okuma Pazartesi, Eyl 22 2008 

Hüzün ve Kur’an adeta birbirini tamamlayan iki kelime. Kur’an hüzünle inmiştir. Allah Rasülü (sallallahü aleyhi vesellem) bir hadislerinde buna işaretle buyurur ki; “Kur’an-ı Kerim’in en güzel tilaveti ciddi bir hüzün içinde okunanıdır.” Şahsen ben, ruhsuz Kur’an okumanın insanımızı duygusuz hale getireceğine inanıyorum. Kur’an’ı anlamak, Kur’an ile dirilmek onun özünde derinleşmeye bağlıdır. Kur’an’ın sadece ibare ve lafızları ile ilgilenenler sevap kazansalar bile sevaba açık bir topluluk haline gelemezler. Bir başka tabirle Kur’an’ı muhtevasına uygun şekilde anlayıp hayatlarına hayat kılamazlar. Evet, Kur’an’la münasebetimiz açısından asıl mesele kalb, şuur, irade, idrak ve hislerimizle ona yönelebilmek ve benliğimizin bütün buutlarıyla O’nu duyabilmektir. İşte böyle bir yöneliş ve duyuş sayesinde Allah’ın (c.c.) bize seslendiğini hisseder, suya ve ziyaya ulaşmış rüşeymler gibi birden bire yeşeririz. Okuduğiumuz ayetin her kelimesinde her cümlesinde farklı derinliklere erer, ruhumuzun atlasını temaşâ ettiğimiz aynı anda göklerin haritasını da müşahade etme ufkuna ulaşırız. (daha fazla…)

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.