Bir Kur’ân mucizesi: Ebu Leheb Çarşamba, Şub 11 2009 

Ebu Leheb

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Ebu Leheb’in iki eli de helâk olsun—nitekim oldu da.
Ne malı bir fayda verdi ona, ne kazandıkları.
Yakında o alev alev bir ateşe girecek.
Karısı da beraber girecek: O odun hamalı,
Boynunda liften örülmüş urganıyla.

Tebbet (Mesed) Sûresi

KUR’ÂN, hayatın en önemli gerçeklerini, yine hayatın kendisi içinden alınmış gerçek kesitler halinde bize sunar. Bunu yaparken de bir olay veya bir şahıs içinde, pek çok ibret nümunelerini birden toplar. O canlı vak’aya ibret gözüyle bakanlar, geçmişte yaşanmış bir olayın veya orada sözü edilen fâni bir şahsın kendisine takılıp kalmaz; o vak’anın içinden, kıyamete kadar bütün insanlık için geçerli olacak dersler çıkarırlar. (daha fazla…)

Kur’an ve günümüz adına bir tespit Pazar, Kas 16 2008 

kuranİslâm, Mekkî ve Medenî boyutuyla bir bütündür; fakat bu bütünde Mekke, Medine’nin üzerine oturduğu ve onun istikrarını, sıhhatini sağlayan, her zaman için geçerli ana temeldir. Mekke olmadan Medine olmaz; kurulmaya çalışılırsa, ya Roma’ya hakim olurken Hıristiyanlaşan Hz. İsa’nın Mesajı’nın durumuna düşer, ya da bir asırdır milyonlarca şehide rağmen, İslâm dünyasının yaşadığı facialara kapı açar. Yıllarca önce, yanlış tespitler de ihtiva ediyor olsa, deneme mahiyetinde bir çalışma ile İslâm’ın Mekke boyutuna bakmaya çalışmış, daha sonra bir tanesinin, “Medine üzerinde ne zaman çalışacaksınız?” sorusu karşısında, o çalışmanın hiç anlaşılmadığını görmenin acısını duymuştum. (daha fazla…)

Kur’an’ın Gayba Ait Verdiği Haberler Salı, Eki 7 2008 

Kuran’ı Kerim Hz. Nuh , Hz. Yusuf, Hz. Musa gibi geçmiş peygamberler ve geçmişte yaşanmış hadiselerden bahsettiği gibi gelecekte olacak hadiselerdende bahsetmiştir :
** ALLAH ‘a isyanda ön saflarda bulunan Fravun için Kuran’ı kerim Yunus süresinin 92. Ayetinde  “ Bizde bugün bedenini arkadan geleceklere ibret olsun diye kurtaracağız. Bununla beraber, insanların çoğu ayetlerimizde , yinede gafildirler” ifadesini kullanmıştır. Gerçekten Kuran’ın bu ihbarı doğru çıkmış, 20. Yy da bulunan  Firavunun cesedi halen İngiltere’de Bristish müzesinde saklanmaktadır. (daha fazla…)

Kur’an’ı ibret için okumak Pazar, Eki 5 2008 

And olsun, Biz Kur’ân’ı zikir için kolaylaştırdık. Fakat hani ibret alacak olan?
Kamer Sûresi, 54:17

Kur’ân’ın indiriliş amacını açıklayan ve bizim ona yaklaşma açımızı belirleyen âyetlerden birisi de bu âyettir. Kamer Sûresi boyunca dört defa bir nakarat gibi tekrarlanarak vurgulanan bu âyet, üç anahtar kavram ile Kur’ân’ın önemine dikkat çekmekte ve bizi ona kulak vermeye çağırmaktadır. (daha fazla…)

Gecenin Kadrini Bilin, Bol Bol Kur’an okuyun Cuma, Eyl 26 2008 

Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlı olarak anılır. Prof. Dr. Hayrettin Karaman bu gece ile ilgili olarak, ‘ Cemaatle namaz kılın, tövbe edin, nafile namaz kılın, yoksullara yardımda bulunun. Bütün bunlar Allah’a yaklaşmamıza vesile olacaktır’ tavsiyesinde bulundu. (daha fazla…)

Kur’an’ın Sihirli Ufku Perşembe, Eyl 25 2008 

Sonsuzun, kelime ve harfler dünyasında parıldayan ışığıdır Kur’ân. İns u cinnin duygu, düşünce ve his atlasında melekûtun sesi-soluğudur Kur’ân. Gün gelip de O, en müstesna bir sadef içinde inciye dönüşünce, işte o zaman, söz sarraflarının gözleri de, sararıp solmayan ve renk atmayan bir güzellikle buluştu. Kur’ân, ziya olup varlığın çehresine yağacağı güne kadar, her yanıyla ayrı bir renk, desen ve ahenk meşheri olan şu koca kâinat bir gulyabanîler ülkesi; her satın, ‘Mele-i A’lâ’nın farklı bir sırrına sadef sayılan bu varlık kitabı da bir kısım evrak-ı perişandan ibaretti. Kur’ân bir güneş gibi doğunca – hiç olmazsa olumsuz ön yargıları olmayanların nazarında – o güne kadar bütün ufukları karartan küme küme bulutlar dağılıp gitti ve varlığın o güzellerden güze! endamı ortaya çıktı; çıktı ve bütün eşya, okunup zevk alınan bir kitabın paragraf, cümle ve kelimelerine dönüştü.. O’nun sesinin duyulmasıyla gönül gözlerine nurlar indi.. ve ruhlarda köpüren duygular da, o duygulara tercüman olan diller de, ışık türküleri söylemeye başladı. (daha fazla…)

Kur’an-ı Kerim’i fem-i muhsinden öğrenelim Çarşamba, Eyl 24 2008 

Efendimiz Muhammed Aleyhisselam buyuruyor ki: “İçinde Kur’an okunan evde melekler hazır olur, ondan şeytanlar ayrılır. Ehline geniş ve rahat olur. Hayrı çoğalır, şerri azalır.

İçinde Kur’an okunmayan evde şeytanlar hazır olur, ondan melekler ayrılır. Ehline dar ve sıkıntılı olur. Hayrı azalır, şerri çoğalır.”

“İçinde Kur’an okunan ev, gök ehline, yer ehline yıldızların göründüğü gibi görünür.” (Beyhaki, Hz. Âişe’den )

“Kıyamet gününde Kur’an kendisini okuyan için ne güzel şefaatçidir! Kur’an der ki ‘Ya Rabbi, ona ikramda bulun.’ Kur’an okuyana keramet tâcı giydirilir. Sonra Kur’an ‘Yâ Rabbi daha fazlasını ver’ der. Ona keramet elbisesi giydirilir. Sonra Kur’an ‘Ya Rabbi, ona daha fazlasını ver ve ondan razı ol’ der. Allah rızasından başka da artık bir şey yoktur.”

(daha fazla…)

Kur’an Kültürü ve Sahabe Salı, Eyl 23 2008 

Soru: Kur’an kültürünün oluşmasında sahabenin rolü nedir?

Cevap: Sorunun cevabına geçmeden önce bir hususa dikkatlerinizi çekmek isterim; Kur’an ve sahabe söz konusu olduğunda bunu mutlak anlamda kültür olarak değil de bir sıfat ilavesiyle “Saf Kur’an Kültürü” şeklinde adlandırmanın daha doğru olacagını düşünüyorum. Çünkü; murad-ı ilahînin bir milletin duygusunu-düşüncesini yönlendirmesinde; onun hemen her meselenin anlaşılması ve her problemin çözümü için müracaat edilecek dupduru bir kaynak halinde kabulünde sahabinin eşi-menendi yoktur. Onlar her anlarında, hatta oturma, kalkma, yeme, içme gibi en tabii insanî hallerinde bile Kur’an yörüngeli, murad-ı ilahî eksenli bir hayat yaşamışlardır. (daha fazla…)

Kur’an Okuma Pazartesi, Eyl 22 2008 

Hüzün ve Kur’an adeta birbirini tamamlayan iki kelime. Kur’an hüzünle inmiştir. Allah Rasülü (sallallahü aleyhi vesellem) bir hadislerinde buna işaretle buyurur ki; “Kur’an-ı Kerim’in en güzel tilaveti ciddi bir hüzün içinde okunanıdır.” Şahsen ben, ruhsuz Kur’an okumanın insanımızı duygusuz hale getireceğine inanıyorum. Kur’an’ı anlamak, Kur’an ile dirilmek onun özünde derinleşmeye bağlıdır. Kur’an’ın sadece ibare ve lafızları ile ilgilenenler sevap kazansalar bile sevaba açık bir topluluk haline gelemezler. Bir başka tabirle Kur’an’ı muhtevasına uygun şekilde anlayıp hayatlarına hayat kılamazlar. Evet, Kur’an’la münasebetimiz açısından asıl mesele kalb, şuur, irade, idrak ve hislerimizle ona yönelebilmek ve benliğimizin bütün buutlarıyla O’nu duyabilmektir. İşte böyle bir yöneliş ve duyuş sayesinde Allah’ın (c.c.) bize seslendiğini hisseder, suya ve ziyaya ulaşmış rüşeymler gibi birden bire yeşeririz. Okuduğiumuz ayetin her kelimesinde her cümlesinde farklı derinliklere erer, ruhumuzun atlasını temaşâ ettiğimiz aynı anda göklerin haritasını da müşahade etme ufkuna ulaşırız. (daha fazla…)

Kur’an Vaktim Blog yayında… Pazartesi, Eyl 22 2008 

Kur’an Vaktim Blog bugün itibariyle yayın hayatına başlamış bulunmaktadır. Şimdilik WordPress üzerinde yer alan blogumuz yakın zamanda kendi alan adına sahip bir blog hatta belki bir site haline gelecektir. Bu blogda Kur’an-ı Kerim ve O’nu okumak hakkında çeşitli mecralarda yayınlanmış güzel yazı menkıbelere yer vereceğiz. Yayınladığımız her yazı ve içeriğin kaynağını da belirterek eserlerin hak sahiplerinin hakklarına girmeyeceğiz inşallah.

Kur’an Vaktim Blog, Namaz Vaktim Blog ve Dua Vaktim Bloglarıyla içerik ortağıdır. Birlikte farklı ama özünde bir konularda hem idarecilerine birşeyler öğretmektedirler hem de bu konularda kaynak arayanlara ellerinden geldiğince memba olmaya çalışmaktadırlar. Siz de bu blogları takip etmek için RSS yayınlarımıza abone olmayı unutmayın…

Bu yolda Allah (c.c.) yar ve yardımcımız olsun.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.